Samet AKIN

Samet AKIN

ALAYLI YAZILIMCI

Yazılımcı olmak… Biraz isyan, biraz tavsiye

Yazılımcı olmak başlığı aslında çok geniş kapsamlı ve ben bu yazımda yazılımcı olmak ile ilgili herşeyi anlatabilecekmiyim; bence hayır ancak uzun süre freelance olarak iş yaptığım dönemlerden ve son yıllarda çalıştığım şirketteki tecrübelerimden yola çıkarak kısa kısa başımdan geçenleri ve nasıl olması ve olmaması gerektiğini anlatacağım.

Öncelikle yazılımcının asıl görevi nedir, ne yapmak zorunda değildir ve kim yazılımcı değildir onu anlatayım ve ardından hemen  şunu söylemeliyim wordpress/cms/blog site kurup plaza diliyle çok iyi konuşabilen kişiye yazılımcı denilmez, eğerki o kişiye yazılımcı derseniz bu tür sistem geliştirin kişi/kişilere hakaret etmiş ve hakkını yemiş olursunuz. Hazır sistemleri kullanarak ürün/site oluşturabilen kişiye yazılımcı denilmez. Hazır sistem kullanarak kullanıcıların istediklerini yapabilmesi  için bu sistemi geliştirin kişi/kişilere yazılımcı denir. Kasabın camekanında 250 tlye “wep tasarımı” adı altında site yapan kişi yazılımcı değil. Ayrıyeten bu tür kişilerde genelde yabancı dil ile konuşma, gereksiz kısaltma yapma ve her gün e-maillerini check etme gibi alışkanlıkları vardır o durum oldukça bir anca önce kaçın oradan kendinizi kurtarın.

Yazılımcı, uzman olduğu alandaki yazılım dili ile özgün yazılımlar geliştirebilen kişidir. Ayrıca zamanın ulaştırma bakanının dediği gibi bu işlerle uğraşırsanız öyle kafayı filanda sıyırmazsınız. Yazılımcılar şöyle yapar, böyle iyidir, yazılımcılar kraldır gibisinden şeyler anlatmayacağım. İlk önce biraz isyanla birlikte insanların bilmediği veya karıştırdığı bir noktayı anlatacağım.

Yazılımcı diye adlandırabileceğimiz kişiler bir proje oluştururken o proje için bazı konularda nelerin daha iyi olabileceğini veya olmayacağını bilebilir. (Kastettiğim yazılımsal olarak değil, projenin geneli açısından) Bunun nedeni yazılım dünyasına adım atmış ve birçok farklı projenin tozunu yutmuş kişiler proje sahibinden daha çok proje geliştirmiş ve deneyimde bulunmuş ,başını ve sonunu görmüş olduğundan bazı püf noktaları daha kolay görebilirler. Bu yüzden yazılımcının kendi bilgisi dahilinde proje sahibini bilgilendirmesi bana göre o proje için bir artıdır. Bu şu demek olmuyor; projeyi yazılımcı düzenlemek veya geliştirmek zorundadır. Yazılımcının işi kesinlikle ve kesinlikle projeyi geliştirmek veya belli bir seviyeye getirmek değildir. Türkiye’de  yazılımcıdan tavşanı yakalaması, pişirmesi ve yedirmesi isteniyor. Bunu söylememin sebebi, “biz sana o kadar para verdik kimse siteye girmiyor ya, şuna bi kod yazıverde googleda çıksın” sözünden sonra yazılımcıya ne gözle bakıldığını gördüm. Yazılımcının işi, önüne koyulan işi istenildiği gibi geliştirmesidir ve bunun içinde projenin sağlam bir dökümanı olmalıdır. Ancak gel gör ki her projenin tam anlamı ile tüm hatlarıyla düşünülerek dört dörtlük bir proje olarak yazılımcının önüne gelmiyor. Gönül ister ki bir işe başlanılacak olduğunda projenin öyle bir dökümanı olsun ki işe başlamadan ve başladıktan sonra bir yazılımcı neyi nasıl yapması gerektiğini bilsin ama ne yazık ki 100 projenin taş çatlasın 5 tanesi böyle olur. Biz türkler hem yazmayı hem okumayı çok sevmediğimiz içinde böyle dökümanı görebilme ihtimalimiz, uslu bir yazılımcı olduğumuzda şirinleri görebilme ihtimalimiz ile aynı. Ayrıca büyük bir yara varki sormayın. Proje sanılan birçok şey aslında fikir hatta birçoğu fik. Özellikle ve özellikle XXX gibi ama değil… diye başlayıp giden cümleleri ben artık şahsen dinlemiyorum. Bu kişiler genelde o XXX projenn gelirini hesaplayarak ve bize şu kadarıda yeter diyerek bir işe kalkıştıklarından projeyi tutturma ihtimalleri neredeyse yok. Ayrıca geliştirme sürecininde ne kadar sancılı geçeceği ise projeyi geliştiren kişi veya kişilerin sabrı ile aynı orantıdadır. Bu tür işlerde bir projenin dökümanı ve yol haritası olmadığı için geliştirilme sürecinde proje sahibinin aklına birşeyler geldikçe revizyon ve yeni ekleme istemesi; karşılıklı iki tarafında çileden çıkmasına sebep olur.

Hal böyle olunca yazılımcının derdi proje süresi boyunca katlanarak ilerliyor, neden mi? Düzgün bir döküman yok, döküman olmadığı içinde bazı hususlar yazılımcı insifiyatinde ancak yazılımcı, bir işi yaptıktan sonra proje sahibinin aklına yeni bir FİK geldiğinde aslında o şöyle olacaktı veya böyle olması gerekiyordu dediği andan itibaren vücüttaki tüm kaslar sıkılmaya ve sinirler gerilmeye başlıyor ve her seferinde katlanarak çoğalıyor. Her yaptğınız değişikliğin karşılığını alamazsınız alsanız bile aynı işi iki veya üç sefer yapmak işkence. Yazılımılar, bir işi daha kısa kod ile yazabilmek için elinden geleni yaparken, gel sen birde müşterinin egosunu tatmin etmek için aynı işi iki sefer yap. Birde ilk yaptığın işi değiştirtip hatta değişiklik üstüne değişiklikten sonra ilk yaptığın işi  evirip çevirip aynısını yaptırıp, ilk iş ile aynısı olduğunu kabul etmeyenler varya işte o cinayet sebebi. Şahsen bu sorunu birkaç sefer yaşadıktan sonra aynı duyguyu tekrar yaşamamak için elimden geleni yaptım ve gerekirse işi almadım. Benim tavsiyemde sorun olacağını düşündüğünüz işi almayın.

Yanlış yaptığını kabul etmeyecek olan insan zaten siz ne kadar iyi niyetli olursanız olun sizi dolandırıcı diyede nitelendirir şerefsiz diyede nitelendirir.

Son söylediğimde size bir tavsiye olsun ve size bir tavsiye daha;

Kendi iş hayatımda şunu farkettim. Yeni bir işe başldığımda o işte yapamayacak olduğum birşey olduğunda ben bunu yapmam veya ben bunu bu şekilde yapabilirim demek bana hiç birşey kaybettirmedi aksine daha sadık müşteriler kazandırdı. Müşterinin işini istediği gibi yapmıyorsun nasıl olurda sana sadık müşteri kazandırdı demeyin sebebi çok basit. Benim gördüğüm, müşteriler dürüst ve etik olan kişilerle çalışmayı daha çok seviyor ve karşısındakinin dobra dobra konuşmasıda güven veriyor. Güven ortamının oluştuğu ortamda herşey çok daha kolay emin olun.  Bu yazının tavsiyesi’de bu.

Uzun yıllar bir müşterimle çalıştım. Karşılık güven içerisinde çok iş yaptık ve maddi olarak beni hiç yarı yolda bırakmadı ama yıllar sonra kendisinin çalışanları dahil çalıştığı herkesi dolandırdığını öğrendim. Kendi eşlerini dahi dolandırdığını duydum ( 3 eşi vardı ) ancak ne hikmetse ben bir kere bile sorun yaşamadım çünkü benden istediği işi layıkıyla yapıyordum kimi zaman benden flash ile birşey yapmamı istediği oluyordu ancak yapmam dediğimde beni dolandırmadı veya aramız bozulmadı normalide bu zaten.Kısacık bir hikaye

Gördüğüm ve duyduklarıma baktığımda birçok kişi müşteri kaçmasın diye yapmayacağı işin altına girip eline yüzüne bulaştırıyorlar. Bir işi alırken ben bu işi yapabilirmiyim şüphesine düştüğün için içinde bir korku oluyorsa; ya önlemini al o işi yapabilecek kişiden yardım al yada o işi alma zaten yapmayacağını bildiğin için korkuyorsun.

Birde iş bulma ve iş ilannları faciası var. Uzun süre freelance çalıştığım için bu süre zarfında php ile birlikte eklentiler ve beraberinde farklı yazılım dilede kullandım ama iş ilanlarına baktığımda kimi zaman benim bile adını duymadığım, terimlerin hava uçtuğu, bir yazılımcının hiç kullanmayacak olduğu programları bilmesini istenildiği ilanlar sürüsüyle. Kendini bilmez kişilerin hazırladığı ilanlar öyle bir can sıkıcı sormayın. Backend bir yazılımcıdan frontend hatta corel, photoshop, after effects filan bilmesini istiyorlar. Öyle ilanlar varki uzaylı arıyorlar sanki. Hadi fullstack çalışanı ararsın anlarımda her alanda uzman olmuş birisini neden istersin kimileride minumum hepsinde 2-3 yıl deneyimi olsun ister ama 30 yaşını geçmemiş olacak. Bu 30 yaş çok önemli o yaşı geçtiyse tamam ondan yazılımcı olmaz artık. Bu iş ile uğraşan kişilerin görmekten bıktığı şeylerdir bunlar. Buda bu yazının sizin gibi iş sahiplerinden gına geldi bölümüydü.

Buraya kadar anlattıklarım sadece bu işin çok küçük bir kısmı. Bu işin sorunlarını derdini anlat anlat bitmez. Hiç güzel yanı yokmu hep derdini anlattın derseniz güzel yanı çok ve bence güzel tarafını anlatmak ise bu anlattıklarımdan daha uzun sürer.

DROP A COMMENT

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir